BANOGLUDENIZ
  • Ana Sayfa
  • Emsal Kararlar
  • HAKKIMIZDA
  • BLOG
  • İletişim
  • More
    • Ana Sayfa
    • Emsal Kararlar
    • HAKKIMIZDA
    • BLOG
    • İletişim
BANOGLUDENIZ
  • Ana Sayfa
  • Emsal Kararlar
  • HAKKIMIZDA
  • BLOG
  • İletişim

Yargıtay Kararları Marka Hukuku Uygulamaları

Fikri Haklar Mahkemelerinde görülen yargılamalar ile ilgili emsal içtihatları temsil eden bir görsel

Yargıtay 11. HD. 2024/4562E, 2025/2502K "burada" kelimesinin ortak kullanımı - zayıf marka

".... İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf markaları kapsamında yer alan 36. sınıf hizmetler arasında benzerlik bulunmakla birlikte markalardaki ortak unsur konumunda olan “burada” ibaresinin ayırt edici niteliğinin zayıflığı, ticaret hayatında oldukça yaygın kullanımının mevcut oluşu, taraf markalarında bütünsel algılarını birbirine yakınlaştıracak başkaca hiçbir benzer unsurun yer almaması gibi hususlar bir bütün olarak değerlendirildiklerinde, bu tür kelimeler üzerinden yaratılan markaların anılan ibare üzerinde önceki marka sahibine her koşulda mutlak bir hak ve koruma sağlamayacağı, davacının seri markalarının dahi tek başına “burada” ibaresi üzerinden değil “hepsi” kelime kökü üzerinden yaratılmış markaların da mevcut olduğu, tüm bu nedenlerle dosya kapsamında belirlenen ilgili tüketiciler nezdinde taraf markaları arasında iktisadi - idari anlamda ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı, taraf markaları benzer olmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa etkisinin bulunmadığı, başvurunun kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir .... taraf markalarında ortak olarak yer alan "burada" ibaresinin ayırt ediciliğinin güçlü olmadığı, bu ibare dışında taraf markalarını birbirine yakınlaştıran bir unsur bulunmadığı, başvuruda yer alan "emlak" ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağladığı, bu hale göre dava konusu marka başvurusunu gören tüketici/alıcıların bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmündeki iltibas koşulunun gerçekleşmediği "

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2024/11-730E. 2026/26K "Makro" markasının ayırt ediciliği

"...Ayrıca bir markayı oluşturan unsur, o markanın başka markalardan ayırt edilebilmesini sağlayan kelime, harf, sayı, şekil vb. işaretlerden oluşup, marka birden ziyade unsuru ihtiva ediyorsa, asıl

unşuru markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak lazımdır.

15. Davalı şirkete ait dava konusu markadaki "MAKRO TEKNİK PANEI" ibaresinde öne çıkan unsurun "MAKRO" ibaresi olması sebebiyle anılan markadaki esas unsur "MAKRO" ibaresi olup

markadaki diğer ibarelerin yardımcı unsur niteliğinde oldukları görülmektedir. Buradan hareketle davacıya ait itiraza mesnet "MAKRO" ve "MACRO" esas unsurlu markalar ile davalı şirkete ait "MAKRO TEKNİK PANEL" ibareli marka arasında, esas unsurlar nazara alınarak yapılan karşılaştırmada, görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerliğin bulunduğu açıktır. Dolayısıyla davacı markaları ile davalı şirkete ait markanın aynı mal veya hizmetlerde kullanılması durumunda o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceğinin kabulü zorunludur. 

16. Bu itibarla davalı şirkete ait "MAKRO TEKNİK PANEL" ibareli marka ile davacıya ait "MAKRO" ve "MACRO' esas unsurlu markalar arasında aynı mal ve hizmetlerde markanın köken

gösterme fonksiyonu yönünden karıştırılma ihtimali bulunmaktadır.

17. Hâl böyle olunca İlk Derece Mahkemesince önceki kararda direnilmesi doğru olmadığından, hükmün Özel Daire bozma kararında belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir.

Yargıtay 11. HD. 2025/757 E., 2025/5433 K. - Yurtdışında tescil Türkiyede tescili etkiler mi?

"....  İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile marka hukukunda geçerli olan ülkesellik prensibine göre; markanın tescil edildiği ülkede, o ülkede yürürlükte olan hukuk kurallarına göre korunmasının kural olduğu, bir markanın Türkiye sınırları içinde korunabilmesi için ise Türk Hukuku'nda belirlenen kurallara uygun olması gerektiği, SMK’da belirtilen kıstaslara uygun olmayan işaretlerin marka olarak korunamayacakları, ülkemizin de taraf olduğu Paris Sözleşmesi'nin 4. mükerrer 6/A maddesinde yer alan “Menşe memlekette usulüne muvafık bir surette tescil edilmiş olan her fabrika veya ticaret markası, bu maddede gösterilen ihtirazi kayıtlar altında, aynen tevdi ve himaye edilmek üzere diğer Birlik memleketlerinde kabul edilecektir.” şeklindeki düzenlemenin istisnasını düzenleyen aynı maddenin 6/B fıkrasının “Bu markaların temyiz edici her türlü vasıftan mahrum olması veya münhasıran, ticarette, mamullerin nev’ini, cinsini, kalitesini, miktarını, gönderileceği yeri kıymetini, mamullerin menşe mahallini veya imal ve istihsal zamanını göstermeye yarayan veya cari lisansla kullanılagelen yahut himayenin talep edildiği memleketin ticaretinin dürüst ve daimi itiyadı halini almış olan işaret ve kayıtlardan ibaret olması halinde, sözleşmenin 4.mükerrer 6/A maddesi uygulama alanı bulmayacaktır.” hükmünü içerdiği, söz konusu fıkrada belirtilen hususların, somut olayda da uygulama alanı bulan, bir marka başvurusunun somut ayırt edici niteliği haiz olup olmaması ve tanımlayıcı olup olmaması hususlarını da kapsadığı, Yargıtay kararlarında da bir markanın Paris Sözleşmesi'ne taraf ülkelerden bazılarında tescil edilmiş olmasının, marka olarak bu işaretin Türkiye'de de tescili için tek başına yeterli görülmediği "

Yargıtay 11. HD. 2022/3696 E. , 2023/7674 K. - Tescilsiz kullanım müktesep hak sağlar mı?

 Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.11.2008 tarih, 2008/11505 E. ve 12839 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, bir işletme tarafından uzun süredir kullanılan markanın asli unsuru muhafaza edilerek, markanın bu işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle, önceki markanın kapsadığı ürünlerin veya bir ürün çeşidinin tüketiciye yenilenmiş bir marka imajı ile sunulması ve bu yolla marka sahibi işletmenin piyasaya arz ettiği ürünlerinin de işletmesel köken olarak öncekilerle bağlantılı olduğu mesajını veren seri markalar yaratmak amacıyla önceki markada yer  alan asıl unsurun yanına başkaca asli ve/veya tali unsurlar ekleyerek oluşturduğu markaların seri marka olarak kabulünün olanaklı olduğu, ancak, seri markanın varlığından söz edebilmek için öncelikle, başvuru sahibinin uzun süredir kullandığı ve seri markaya dayanak teşkil edecek markasının tescilli olması gerektiği, zira 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi uyarınca, bu Kanunla sağlanan korumanın tescil yoluyla elde edilebildiği, tescilsiz markaların da seri markaya dayanak teşkil etmesinin kabulünün bu hükümle bağdaşmayacağı... 


Copyright © 2026 BANOGLUDENIZ - All Rights Reserved.


Powered by

This website uses cookies.

We use cookies to analyze website traffic and optimize your website experience. By accepting our use of cookies, your data will be aggregated with all other user data.

DeclineAccept